PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Silah Bırakma Çağrısı Değerlendirildi
Gazeteci Yusuf Kanlı, bugünkü köşe yazısında Abdullah Öcalan‘ın PKK örgütüne yönelik yaptığı ‘silah bırakma ve örgütü lağvetme’ çağrısını analiz etti.
Kanlı, Öcalan’ın çağrısının asıl hedefini sorgulayarak, “Bu çağrı gerçek bir barışı mı işaret ediyor yoksa PKK’nın zayıflamasını engellemeye yönelik bir strateji mi? PKK silahları bıraksa bile, Suriye’deki PYD/YPG gibi uzantılarına ne olacak?” sorularını gündeme getirdi.
Kanlı’nın “Öcalan’ın çağrısı barış mı, yeni bir taktik mi?” başlıklı yazısında verdiği önemli noktalar ise şöyle:
- Türkiye’nin yasal çerçevesi, PKK’nın dönüşümünü zorlaştırıyor.
- Suriye’deki PYD/YPG’nin varlığı sürdüğü sürece, Türkiye için silahsızlanma çağrısı anlamlı değil.
- ABD’nin YPG’ye desteği devam ettiği müddetçe, Türkiye bu çağrıyı ciddiye almaz ve askeri operasyonlarını sürdürür.
Sonuç olarak, PKK’nın tasfiye edilmesi ve silahsızlanması, Türkiye’nin iç ve dış politika gelişmelerine bağlıdır. ABD’nin YPG’ye desteğinin sona ermesi ve Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi şarttır. Aksi takdirde, bu çağrı geçmişteki diğer girişimler gibi yalnızca bir manevra olarak kalacaktır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin PKK’ya yaptığı “terör faaliyetlerine son vererek örgütü lağvetme” çağrısından sonra, Abdullah Öcalan nihayet beklenen çağrıyı yaparak, PKK’nın kendini feshetmesi ve tüm silahların bırakılmasını talep etti. Öcalan, bu çağrıda, “Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla, Cumhurbaşkanı ve diğer siyasi partilerin benzer isteklerine uygun olarak silahların bırakılmasını tarihi bir sorumluluk olarak üstleniyorum” sözlerine yer verdi.
Öcalan, ayrıca, “Barış ve Demokratik Toplum” vizyonunun yanı sıra, “Silahların bırakılması ve PKK’nın tasfiyesi demokratik siyaset ve hukuki süreç gerektirir” notunu da iletti.
More Stories
Talas Belediye Başkanı Yalçın’dan Ramazan Mesajı
Öğrenciler dikkat: BİLSEM sonuçları sonunda açıklandı
İmralı görüşmesinde dikkati çeken mikrofon detayı