Türkiye’nin en başarılı öğrencilerini kabul eden tarihi Anadolu liselerinde, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında ciddi bir kontenjan sorunu yaşanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul Erkek Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi gibi köklü eğitim kurumlarında kontenjanların azaltılması için detaylı bir çalışma başlattı. Hedef, sınıf mevcudunu 34’e düşürmek; ancak bu adımın arkasında, merkezi sınavlarda yüksek başarı gösteren öğrencilerin barınma sorunları yatıyor.
Sözcü’den Sultan Uçar’ın haberine göre, bu prestijli okullarda şehir dışından gelen öğrencilerin yurtlara yerleştirilmesinde büyük zorluklar yaşanıyor. 2025 LGS verilerine göre, İstanbul Erkek Lisesi’ni kazanan 150 öğrenciden 108’i İstanbul dışından geldi. Toplam 822 öğrencisi bulunan bu okulda, 442 yatılı öğrenci için yalnızca 280 kişilik yurt kapasitesi mevcut. Bu durum, yemekhanenin bir kısmının yatakhane olarak kullanılmasına neden oldu. Kabataş Erkek Lisesi’nde de benzer bir sıkıntı yaşanıyor; burada pansiyon kapasitesi sadece 300 ile sınırlı kalmışken, 807 öğrencinin yarısından fazlası Anadolu’dan geliyor.
Barınma imkanları açısından en iyi durumda olan okul ise Galatasaray Lisesi; zira burada 925 kişilik yatakhane kapasitesi bulunuyor ve öğrencilerin yarısı yatılı eğitim alıyor.
MEB, tarihi liselerde barınma hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve eğitim kalitesini korumak amacıyla kontenjanların düşürülmesine yönelik çalışmalara devam ediyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Okullarla ilgili genel bir çalışma yapıyoruz, ihtiyaca göre değerlendireceğiz” ifadesi kullanılarak kontenjan düşüşü olabileceği belirtildi. İstanbul Erkek Lisesi’nin kontenjanı son üç yılda 180’den 150’ye, 2026-2027 dönemi içinse 120’ye indirilmiş durumda. Eğitim, 4 şube üzerinden planlanırken, 2 şube Almanca, 2 şube ise İngilizce olarak yürütülecek.
Diğer taraftan, Galatasaray Lisesi’nde Fransızca ve İngilizce derslerin işlendiği özel bir anlaşma çerçevesinde bu yıl kontenjan düşüşü beklenmiyor.
Bahçeşehir Koleji tarafından düzenlenen bir sempozyumda, eğitimde sadece akademik başarıya odaklanmanın ötesinde dürüstlük ve etik değerlerin önemine vurgu yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi için mücadele ettiklerini belirterek, “Dünyanın en zor şeyi fizik, kimya öğretmek değil, etik değerleri çocuklara zamanında kazandırmaktır” dedi. Hüseyin Yücel ise gerçek eğitimin, yaşayarak ve değerleri inşa ederek mümkün olabileceğini ifade etti.